Sarı ışıklı odalarda bi başına mı oturmaktasın?..
Yoksa gömleklerini ütüleyecek,
akşam eve geldiğinde 'hoşgeldin'i sıcak bir öpücükle süsleyecek biri mi tutar ellerinden..
Uzun zaman önce okuduğum o hikayenin resimleri değil bunlar..
Sereserpe uzanmamıştı hüzün henüz,o zamanlar..
Böylesine deli kışlar yoktu yağmur sonbahar tadında kucaklardı tenimi,
Rüzgar okşardı serinliğe muhtaç yüreklerimizi..
Loştu ışıkları,soğuktu dar sokağı evinizin..
ben eve doğru baktım,seninle dolu bir tarih yıkıldı üzerime..
Tüm korkularım,endişelerim,telaşlarım çakıldı bugün gibi zihnime..
Şimdiki zamanına ayak uyduramadık aşkın,hastalandı yüreklerimiz,
Herkes kendi yarasını üfledi ve geçmiş oldu,'geçmiş' olduk hayatlarımızdan birbirimizin..
Acaba hala aynı yerde mi uyuyorsun,hani kapının yanında uzaklardan denizi selamlayan minik pencerenin altında..
Evin salonuna camdan bi masa almanın hayalini kiminle kuruyorsun acaba şuanda?
Ben sokağa baktım sokak boştu,oradaydı evin,bi kaç metre uzaklıkta ben senin hayalini seyettim..
Ben boş sokaklardan baktım sana,yağmurlu karanlık dünün heveslerini yıkadı,ya da yıktı hissedemedim..
Sen boşluklarda beni gördün mü hiç,yüreğinin sokaklarına ismimi verirdin önceleri
Artık ismimin geçtiği şehirlere uğramaz gibisin..
Sen değil sevgilim,bu soğuk,alınganlıklarımın sebebi sen değilsin..
Sen benim üzerime alınamadığım aşk,sen beyazlar içindeki tatlı telaş.
Numaralarını ezberlemeye çalıştığımız tabelaları okudum,sensizlik içimde anlamsız bir savaş..
Zaman geçiyor sevgilim unutuluyor acılar ve anılar..
Sense vuslat gibi beklenen ölüm gibi cennette düğün gibi karşımda,
Hala,ilk gümüş gibi girdiğim o sokakta,yıllar sonra ben,vardım..
Hep varmışım aslında..
Senin güzünü,senin gözünden selamladım,en asil sevisi ayarsız zamanların..
Düşündüğüm her dialog,seninle,düşümde vuku buldu..
Dün gece adını soluduğum sokaklar bile bugün beni unuttu..
Anlattım onlara seni,dinlediler gözlerimdeki yağmur gibi beni..
unutma sen de mavi yıldızlar prensesini,içinde bir anlık his gibi belirsem de..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder