Gördüğünün aynıydı ve bir aynaydı baktığı,
Sancısı kıvrandırırdı,ölümdü hep tattığı..
Uykusunda çiçekleri sayıklardı, denizlerdi yattığı..
Bir çiçeğe fazlaydı,çürütürdü,ıslaklığı..
Severdi hep eylülleri, mis gibi yağmurun ferahlığı,
Üşürdü de anlamazdı, morarmış dudakları..
Üzerine yorgan oldum,üşümesin diye hep,
Gözlerinden korkar oldum, ağlayacak diyerek..
Ben ona titrerdim, o korkardı yarından,
Ben yarını hazırladım,o titredi kahırdan..
Meğer ben ona tutunamadan o içimi sarmış,
Ben unutamadım dünü, o dünden bir parçaymış,
O benim kadar benmiş, ben onun kadar zavallı..
O bana 'küçüklüğümü' hatırlattı, ben ona büyüdüğünü..
O beni aldı götürdü,beni ona büründürdü..
Adına 'kendi' koydu,adını kendi koydu..
Kendi kendimi yordum,kendi kendime, 'kendime' tuzak kurdum..
Herşet aynıydı birbirinin,göz, yürek yadırgamadı
Öyle ya herşey bir AYNAyla başladı..
Beni bana gösterdi, beni benden gizledi...
6 Ocak 2014 Pazartesi
21 Ekim 2011 Cuma
ekimdi ilk gördüğümde seni ve bilmiyordum ki son görüşümde ekimde olacaktı..Tüm eimlere küsüm şimdi..tüm 14 ler size de aşk olsun..Aşk uzak olsun varlığımdan artık e mi..gidişini anlatan uzaktan gördüğüm gölgendi..
Şimdi sen ardına bakmadan gidiyorsun ya
Vicdanına sığdı mı be adam onca yalnızlık..
Onca sessiz ve bizsizlik sığdı mı vicdanına!
Sen kimse gibi olmayacaktın,kimseye benzemeyecektin
Öyle de yaptın..Kimse gibi acıtamadın içimi..Daha da beter kararttın..
Bi yalnızlık çöktü ki üzerime ömürlük,sen yaşadığımca yanımda uyanacak olandın
Bahtıma yazılan en güzel addın..
Şimdi oldu mu bu ani gidişin..Üzerime çullandı geceler yeniden
Sen,yokluğunla bana cehennemi bıraktın..
Silerim tabi ya silerim adını gözümün alabildiği her yerden
Silerim varlığının izi kalmaz tenimde..
Kalbm..Ya kalbim ne yapar nasıl alt ederim seni nasıl kurtulurum gölgenden
Her köşeden adın çıkar kalbimin sokaklarında
Her şarkıda geçer sanki masalın..
Bana bi şarkı söyle diye direttiğim gecelerde saçlarımı okşardın..
Ağlardım geçmişin yükü üstümde,omuzundu huzur dolu diyarım..
Nasıl bi anda sustun öyle sesine hasret kaldım..
Ne yaptın be adam..
Sen benimdin..Ölüme dek de benim kalmalıydın..
Sığdı mı bu şimdi aşka?Sığdı mı söyle bu yaptığın..
Gece gün ışığına kavuurdu işte beni öyle sarmalardın..
Gözlerimi gözlerine değdirerek açardım..
Kalabalık konuşurdu biz susardık,bakardım sana hayran hayran..
Bilmiyor muydun sanki ben sana deli gibi hayrandım
gülerdin içimde güller açardı,kızdığında yanardı bağrım..
Ne yaptın sen be adam nasıl bir aşktı alevdi adı toz duman..
Sen bi sevdayı tedavülden kaldırdın..
Kış gibi soğuk artık içim,yangın yeri misali alev alev yüreğim..
Nasılda aramızdaki kilometrelere rağmen sadece sesinle bağını kopardın..
Hani gitsen de giderken elimi tutacaktın..
Sana ben ömrümü sana ben beni emanet etmiştim bu muydu emanet anlyışın..
Silerim seni ..İzin kalmaz..
Üstüne yeni resimler bile çizerim belki..
Ama hçbiri sen gibi olmaz..
Gitme demedim mi be adam..
Sığdı mı ekimlere..Şubatlara ayıp olmadı mı..
Ben üşürsem ya..
Ya aşk üşürse aklın hiç almadı mı?
Bakma arkana sakın..
Ne bırakmamacasına sarılmalarını özlerim senin artık
Ne saçlarımda gezinen şfkatli ellerini ne cenneti içime akıta bakışlarını
Benim sana duyduğum sevdalığı hak mı ettin sanki özlemem
Sevgi haykırışlarını..
Deli misin be adam...Deli misin sen..Canıma mı kastın var dön gel hemen....
Vicdanına sığdı mı be adam onca yalnızlık..
Onca sessiz ve bizsizlik sığdı mı vicdanına!
Sen kimse gibi olmayacaktın,kimseye benzemeyecektin
Öyle de yaptın..Kimse gibi acıtamadın içimi..Daha da beter kararttın..
Bi yalnızlık çöktü ki üzerime ömürlük,sen yaşadığımca yanımda uyanacak olandın
Bahtıma yazılan en güzel addın..
Şimdi oldu mu bu ani gidişin..Üzerime çullandı geceler yeniden
Sen,yokluğunla bana cehennemi bıraktın..
Silerim tabi ya silerim adını gözümün alabildiği her yerden
Silerim varlığının izi kalmaz tenimde..
Kalbm..Ya kalbim ne yapar nasıl alt ederim seni nasıl kurtulurum gölgenden
Her köşeden adın çıkar kalbimin sokaklarında
Her şarkıda geçer sanki masalın..
Bana bi şarkı söyle diye direttiğim gecelerde saçlarımı okşardın..
Ağlardım geçmişin yükü üstümde,omuzundu huzur dolu diyarım..
Nasıl bi anda sustun öyle sesine hasret kaldım..
Ne yaptın be adam..
Sen benimdin..Ölüme dek de benim kalmalıydın..
Sığdı mı bu şimdi aşka?Sığdı mı söyle bu yaptığın..
Gece gün ışığına kavuurdu işte beni öyle sarmalardın..
Gözlerimi gözlerine değdirerek açardım..
Kalabalık konuşurdu biz susardık,bakardım sana hayran hayran..
Bilmiyor muydun sanki ben sana deli gibi hayrandım
gülerdin içimde güller açardı,kızdığında yanardı bağrım..
Ne yaptın sen be adam nasıl bir aşktı alevdi adı toz duman..
Sen bi sevdayı tedavülden kaldırdın..
Kış gibi soğuk artık içim,yangın yeri misali alev alev yüreğim..
Nasılda aramızdaki kilometrelere rağmen sadece sesinle bağını kopardın..
Hani gitsen de giderken elimi tutacaktın..
Sana ben ömrümü sana ben beni emanet etmiştim bu muydu emanet anlyışın..
Silerim seni ..İzin kalmaz..
Üstüne yeni resimler bile çizerim belki..
Ama hçbiri sen gibi olmaz..
Gitme demedim mi be adam..
Sığdı mı ekimlere..Şubatlara ayıp olmadı mı..
Ben üşürsem ya..
Ya aşk üşürse aklın hiç almadı mı?
Bakma arkana sakın..
Ne bırakmamacasına sarılmalarını özlerim senin artık
Ne saçlarımda gezinen şfkatli ellerini ne cenneti içime akıta bakışlarını
Benim sana duyduğum sevdalığı hak mı ettin sanki özlemem
Sevgi haykırışlarını..
Deli misin be adam...Deli misin sen..Canıma mı kastın var dön gel hemen....
17 Ağustos 2011 Çarşamba
Belki de ölmeseydin izi kalacaktı,çocuk,yaralarının,yaşasaydın belki kurtulacaktın çocuk..Belki de kaçabilseydin,kabuslara bulanmayacaktı çocukluk..Minik bi yıldızsın bazı aklıma düşer karanlık yazın..
Plastikten hayallerine sığınıyordun her korktuğunda
Onlar eğilip bükülüyordu zamanın sert rüzgarlarına karşı..
Kristal rüyalarını yastık altında saklamak zorunda bıraktı düzen seni
Küçük,lastiktan bir tokan vardı..Tüm hayallerin onunla başladı
Binbir desende hayaller kurardın,elinden alınmadan 'bir zamanlar'ın
Ellerin küçücüktü,gömerdin kalbine uyuturdun tatlı gözlerinde düş mavisi rüyaları
Bir şölen alanıydı,şeker tadı vardı dudaklarında.
Gözlerin heyecan içinde geceyi seyrediyordun..
bu kadar güzel göründüğü yalandı..
Sen bu kadar güzel bakabildiğin için gece sana minnettardı..
Yıldızları okuyarak yürüyordun
Birden anladın ki tek başınalıktı hayatın anlamı
Sonra karanlık aniden yüreğine bastırdı
Bir el seni çekti hayatın dar karanlık ormanlarına
Korku,umutsuzluk..Yüreğini sardı..
Minik bir elma şekeriydi kalbin,son kez hızlı hızlı çarptı..
Zehirli sarmaşıklara bulandın birden,canın yandı..
Gözlerin kıyamete açıldı ve sen sonsuzluğu kucakladın
Masum prenses..İşte o an anneciğinin elleriydi tutamadığın..
toprak kucak açtı ve sen ona sarıldın..
O an son buldu masalın,bi kabus gecesinde uyandın..
Toz toprak,kir pas bedeninde kalmıştı
Ruhunla ebedi bir masalı kucakladın..
Mutlu sonsuzluklar küçük yıldız..
Az da olsa her yürekte güneş gibi parladın..........
Onlar eğilip bükülüyordu zamanın sert rüzgarlarına karşı..
Kristal rüyalarını yastık altında saklamak zorunda bıraktı düzen seni
Küçük,lastiktan bir tokan vardı..Tüm hayallerin onunla başladı
Binbir desende hayaller kurardın,elinden alınmadan 'bir zamanlar'ın
Ellerin küçücüktü,gömerdin kalbine uyuturdun tatlı gözlerinde düş mavisi rüyaları
Bir şölen alanıydı,şeker tadı vardı dudaklarında.
Gözlerin heyecan içinde geceyi seyrediyordun..
bu kadar güzel göründüğü yalandı..
Sen bu kadar güzel bakabildiğin için gece sana minnettardı..
Yıldızları okuyarak yürüyordun
Birden anladın ki tek başınalıktı hayatın anlamı
Sonra karanlık aniden yüreğine bastırdı
Bir el seni çekti hayatın dar karanlık ormanlarına
Korku,umutsuzluk..Yüreğini sardı..
Minik bir elma şekeriydi kalbin,son kez hızlı hızlı çarptı..
Zehirli sarmaşıklara bulandın birden,canın yandı..
Gözlerin kıyamete açıldı ve sen sonsuzluğu kucakladın
Masum prenses..İşte o an anneciğinin elleriydi tutamadığın..
toprak kucak açtı ve sen ona sarıldın..
O an son buldu masalın,bi kabus gecesinde uyandın..
Toz toprak,kir pas bedeninde kalmıştı
Ruhunla ebedi bir masalı kucakladın..
Mutlu sonsuzluklar küçük yıldız..
Az da olsa her yürekte güneş gibi parladın..........
30 Temmuz 2011 Cumartesi
Korkarım gideceksin..
Bi veda ifadesi sezdim halinden ve ne acı ki biteceksin
Benim en masum hikayem..
Tehdit unsuruydu senin yaralı kanatların ve benim,gölgelerine,korku tanrıçalığı etmem
Gidesiye yoktur yazmadım ki yüreğimin tezgahına
Ondandır,alıp götürdüklerine yok öfkem...
Bu kez biliyordum gidecekti,mutluluğa serilesi yoktu sermayem..
Mavi düşlerimde boğdum aramızda doğabilecek sevdayı
Ondandır beyaz kanatlı sabahlara iyi geceler demem..
Senin en derin uykularında rüyalarını hissetmem
Ve sana kalıcı gözüyle bakarken bile gidecekmişcesine,
Uyurken göğsümde aldığın nefes adına tanrıya şükretmem
Seni o geceler sabahlarına kavuşuncaya dek uzun uzun seyretmem..
Korkarım ki senin arkan dönükken geldim ben
Ve yakınlığındı bana bakıyormuşsun gibi hissettiren..
Şimdi sen mesafelere boğdukça bizi,uzaklaşıyor gözlerimden alaca bir kardelen..
Mağrur bi hikayeydin sen..
Baştan aşağıya okunulası ve bendim talibi o hikayeyi ne kadar bilindik de olsa sonsuzca okuyası
Yer ve zaman hatalarına meydan okuyamadık mı yoksa
Eğer doğru yer ve zaman martavalları doğru olmasaydı bi destan olurduk aşka örnek olunası
Sanıyorum gittikçe de uzaklaşıyorsun,doluyor gözlerim
Boşalıyor kollarım ve aramızdaki mesafeye uygun esintiler gelmeye başlıyor
Bir soğuk sarıyor bedenimi senin yerine..
Sanırım sen de beni,acımasızca terkeden çocukluğum gibi terkedeceksin..
Hem zamansız hem imkansız hem de kasten..
toprak olsan,yağmur olurdum yağardım üzerine buram buram sen sarardın ortalığı
Yağmur olsan her daim yüreğimde saklardım sonbaharları..
Bulut olsan göğü mesken seçerdim kendime..
Şimdi bi resmin kalacak ya elimde,dilimde adın ve arasamda bulamayacağım kokun...
İşte o sancıtıyor,suretini göreceğim bir müsvette üzerinden
Tenine yorgan olmuş tenlerin niceliklerini düşünmek..
Seni rüyalarım bile özleyecek..
Korkarım bana veda satırları yazdırıyorsun..
Biliyordum bi veda edecektik ve bilmiyordum ki bu kadar yakındı ayrılık..
Tüm yaşananlar sonunda yine yüreğimi küstürdü hayata
Koskoca bi rüyanın özeti iki satırlık..
İkimiz de bu ayrılıktan kırıldık..
Yandım,piştim..Ne hamdım ne de büyüdükçe donandım..Cehenneme doğdum gün geçtikçe yandım,cennet kokardı bazı ateşi su sanırdım..
Fidan olabilme maharetiyle doğrulduğumdan beridir,maruz kalmadığım kış kalmadı
Bazı hazin sonbaharlar çullandı yüreğime..
Bazen bi hazan mevsimini yıllarca taşıdım en derinimde.
Fırtınalar koptu,sular kabardı zihnimde,kırıldı dallarım,kurudu bazen bir yanım..
Her zaman budadım nasırlarını hayatımın...
Kestim attım yarayı tertemiz süzülen kanı görünceye dek..
Çok kanadım,kimi zaman gözlerinden fışkıranı sandılar ki gözyaşlarım..
Yürekten kanadım kanayınca,kana kana ağlardım..
Bi pembe saçlı bebeğim dinledi sancılı rüyalarımı
Asıl adı kabusmuş büyüdükçe anladım..
Yastığımın altında biriktirdim hayal kırıklıklarımı,kimseler görmeden yaralandım..
Kocaman bi çocukluğu derinime gömen kader..
Sen,sendin benim dayatılmış yazım...
Bağrımda;ışık tenli,güneş saçlı,bakabildiğince uzanan yeşilliklere çalan gözleri,bir çocuk sakladım..
bugün savaşın son haliyle elimde kalanları hesapladım..
Esmer küçümen bebek,uzun saçlarına makasla dadandığım..
Pembe saçlı ayşecik,tek yol arkadaşı kırmızı önlüklü yıllarımın..
Onlarca resim bir şeylerin ardından öylece bakakaldığım..
Sayısız cesaret yükledim yüreğime,korkuları tedavülden kaldırdım..
Bi annem,bi babam bi kardeşim bi de hatrı sayılır dostlarım..
Annem..Sen ben gülerken daha acı çekeceğim günleri anlardın..
Babam..Benim azametli çınarım..
Gölgende uyurum bazı,bazen kızmış yağmurlarından korkarım..
Kardeşim..Benim hem annem oldun,babam bazen ablam..
Sen kızgın gözlerinin altında bana hep en büyük merhameti sakladın..
Adını söyleyemediğim ve yüreğime hep bişeyler katan
Belki de benden bişeyleri çalanlar ve mavi yürekli dostlarım...
Bugün iyi ki varsınız ve iyi ki var mevsimler..
İyi ki değişiyor zaman ve insan daha iyi anladım..
Geç de olsa içimdeki çocuğu benden almadığın için teşekkür ederim sana tanrım..
Ağladım ve anladım..
öylece sakin sesiz bakardı..Sanki bi çağlayandı üzerime akardı..Yorulurdum tonlarca su geçmiş gibi üzerimden..'bana sevgin ne kadar?' hep bana sorardı..Benim ona sevgim 'su kadar'dı..
Gözlerini içimde saklarım,bi sus düşer dilime adını yüreğimden sayıklarım..
Sen karşımda beliren cennet bahçesi,inceden bi yağmur gibisin
Kuraklığıma deva olur varllığın,üzerime yorgandır buz kesmiş gecelerde tenin..
Seni baktığım bi ufukta bulurum,bazı uzağında bazı baş ucunda dururum..
Kurulduğundan beri yüreğimin tahtına,mesafelere inat seninle yaşıyor ruhum..
Bi karanlık yetmez ki gözlerini çalmaya benden hissederim bakışlarını..
Varllığımı hiçe sayan bu sevi önünde eğilirim ancak,aşk efendim olsun,
Tek düşman bu aşkta gururum...
Söz biter sen başlarsın güneş parçalarıyla işlenmiş tenin..
Buram buram sevgi kokuyorsun,bi rüzgar esse kokunu duyarım..
Yumuşacık başını yasla göğsüme,tüm yükünü hayatın yüreğime doldururum..
Yeter ki sen gülümse yıldız şenliği belirsin gözlerinde..
Mutlu ol herhangi bir şeye bakarken,merakla,heyecanla seyret..
Seyret ki anlamlı bakışlarını hayran hayran izleyeyim..
Kendime bakar gibi,kendi heyecanlarımı hatırlar gibi bakayım mutluluğuna..
Ben gibi ve ben kadar diyebilmek ne güzel sana..
Sen bi duanın içerisinde geçebilecek tüm dilekleri kapsıyorsun ya..
İçime dokunuyo için..
Sen bi salıncak sırası bekleme heyecanında olduğum sevi..
Sallanırken heyecanla baş döndüren nefesi..
Sen,sen..Yaşanılabilecek tüm aşkların en enfesi...
çaresizliğimizi anlatır bana aşk şarkıları..Ne sen gidebildin ne kalabildik bir arada..Harcardık yerli yersiz ikimiz için de nakit mahiyetindeki 'bir zamanlar'ı...
Yağmur yersiz kalır içimdeki sel almışlığı anlatmaya..
Bomboş bir çerçevedir bağrımda yıllandırdım..
Kırılmışlığımıza diyecek yok,yok bir kelam edilecek takat,
Yürekler birken,yıkıldı aşk,tüfekler birden konuştu,
Bu nasıl aşk bu ne kanlı bir vukuat..
İçim içini duyardı önceleri,peri masallarına sarmalardı,tanrı cümle sevenleri..
Yağmur yüklü kanatları vardı her ne zaman baksam bulut bulut,
Gözleri üzerime yağardı..
Vuslat kavuşma günü sandığım bir zaman,’bir zamanlar..’ oldu
Tüm hikayeler ellerimde soldu,hayal gücüm daraldı..
Ben yapayalnızlığı kucaklamak için doğmuşum
Ne zaman koynumda bir sevi saklasam,onu benden kopardı..
Zordu sevmek seni ve beni sevmek zordu,severdik ama biz ikimizi..
Kolaydı gitmek ve bitmek kolaydı,az değil defalarca bitirdik birbirimizi..
Aslı astarına karışmış tüm konuşmalar,canımın yangınlarında duman duman savrulur..
Beni acıt acıtabildiğin kadar ne olur gitme ama bağır,söylen kır kalbimi,
Ama gitme…Ne olur,Senden büyük bi aşk yok bu diyarda yaşanılası..
Sen güzellik esansını dağıtan yüreğime seni boğdu mu bu tutuklu aşk havası..
Tutku da bu sevdaların anası,içimizde karargah kurmuş tümör gibi büyümekte alenen
Göz göre göre ölüme sürüklendik,
Biraz sen biraz bendim bu aşkta ‘kahrolası’….
Sanması,Umması,inanması ve yanması bizden geçmiştilere ne ara sürüklendik anlamadım,
Ahizenin ucunda arkanı dönüp giderken sen,direndim,içimden çok direndim..
Sen git şimdi söylemeden bir elveda..
Gerek mi var yabancılaştıktan sonra ruhlar,dönüp demek el’e veda…
Bu hal ölümsü tanrıçalığıma gölge düşürmeyeceğimi vurgulayan sahte eda..
Sen yokken de içimdeki tanrısın,Sana olur gelecek ve geçmiş zamanlarım feda..
Ben kendime söylerim artık aşkımızı adının içime düştüğü her defa…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)